Regülasyon (öz-düzenleme), temel olarak kişinin kendi duygu, düşünce ve davranışlarını düzenleyebilme ve yönetebilme becerisidir. Regülasyon bebeklikte öncelikle bakım verenin desteğiyle sağlanır ve çocuğun çevreyle etkileşimi arttıkça, edindiği deneyimler sonucunda bir beceri olarak gelişmeye devam eder.
Regülasyonu duyusal ve duygusal kaynaklarıyla biraz daha açalım;
Duyusal regülasyon, duyu sistemlerimiz yoluyla (görme, işitme, koklama, tatma, dokunma, proprioseptif, vestibüler ve interoseptif duyu) çevreden ve kendi sistemimizden gelen duyusal uyaranları tolere edebilme, düzenleyebilme becerisidir. Bu duyu sistemlerimizde hassasiyetler varsa, amaçlı davranışı sürdürmek, anda kalabilmek, duyusal yönden dengede hissetmek zorlaşabilir. Basit bir örnekle; dokunsal hassasiyeti olan bir çocuk giyinme ve soyunmada zorlanabilir, belirli dokular onu rahatsız edebilir veya denize girmeyi çok istese de kumlara basmaktan kaçınabilir.
Duygusal regülasyon ise duygularımızı fark edebilmeyi ve onları düzenleyebilmeyi içerir. Duygu regülasyonu geliştikçe, duygularımızın geçişkenliğini fark eder ve buna uygun düzenlemeler, seçimler yapabiliriz. Örneğin, okul oryantasyonu sürecinde pek çok çocuk hem o yeni ortama dair bir merak, hem de ebeveynden ayrılmayla ilgili bir kaygı yaşar. Yeni ortamı gözlemledikçe, yeni bilgiler aldıkça, kaygısı devam etse ve ara sıra anne/baba hala orada mı diye kontrol etse de, merakını takip edip bir grup aktivitesine katılabilir. Burada işleyen, duygu regülasyonudur. Duygularının geçişkenliğini fark eder ve onları düzenleyerek seçimler yapabilir.
Regülasyon; keyifli bir etkileşimi sürdürmenin, ilgiler geliştirmenin, merak ettiklerini keşfetmenin, bir amaç doğrultusunda davranışını sürdürebilmenin ön koşuludur. Bu anlamda çalıştığımız disiplinlerde regülasyonu terapinin başlangıç noktası olarak ele alır, bu temel becerinin gelişimini destekleriz.
Tüm bunların ışığında regülasyon konusuna iş sürdürme, anda kalma, sakinleşme olarak bakabiliriz. Bu bakış açısı, çocuğun yaptığı bir işin performansındaki durumunu bize daha detaylı görebilmemizi sağlayacaktır. Ondan kaçınmasını, hızlı ve kalitesiz yapmasını ya da hiç yapmamak için gerekçeler üretmesini göstermek gibi.